Hayat sigortası sözleşmesi bulunan ve kanser hastası olduğunu saklayan sigortalı, kanser sebebiyle vefat ettiği takdirde sigortacının tazminat borcu sona erer.
Avukat Aybüke Özdağ Yılmaz, kredili hayat sigortasından kaynaklanan tazminat davalarında İzmir başta olmak üzere Türkiye'nin herhangi bir yerinde yaşayan müvekkillerine hizmet vermektedir. Bu alanda akademik çalışmaları bulunan Avukat Aybüke Özdağ Yılmaz, tazminat davalarında çalışmalar yürütmektedir.
Kredili hayat sigortası sözleşmesinde beyan yükümlülüğünün ihlali ve sonuçları ile ilgili örnek olay üzerinden çalışma yapılmıştır:
02/03/2019 başlangıç tarihli .....0520/0 numaralı Kapsamlı Kredili Hayat Sigortası Poliçesi Bakımından:
.... Katılım Bankası Anonim Şirketi'nin 10/04/2023 tarih ve .....627 sayılı yazısında da belirtildiği üzere, .....0520 numaralı Kapsamlı Kredili Hayat Sigortası poliçesi sigorta poliçesi için 08/08/2021 tarihinde 42.384,52 TL ilgili sigorta şirketi tarafından vefat tazminatı ödemesi yapılmıştır. Müteveffa adına düzenlenen sigorta sözleşmesi, azalan bakiyeli kapsamlı kredili hayat sigortası sözleşmesi olup kredi borcu tutarına göre teminat bedeli her poliçe döneminde azalarak devam etmiştir. Ayrıca, müteveffaya kanser teşhisi konulmadan önceki tarihte tanzim edilen işbu poliçe için kredi borcuna göre tazminat ödemesi birinci derece hak sahibi olan daini mürtehin bankaya ödenmiştir.
02/03/2020 başlangıç tarihli .....0520/1 numaralı Kapsamlı Kredili Hayat Sigortası Poliçesi Bakımından:
Sigortalı müteveffaya sigorta acentesi tarafından halen devam eden veya sona ermiş bir kanser hastalığı olup olmadığının sorulduğu, bu sorunun müteveffa tarafından "hayır" olarak cevaplandığı ve sağlık beyan formu, ve sigorta katılım sertifikalarında bizzat sigortalı müteveffanın ıslak imzalarının bulunduğu ve bu nedenlerle sağlık beyan formu ve katılım sertifikasının hukuki açıdan geçerli olduğu değerlendirilmiştir. Ancak sigortalı müteveffanın sigortadan önce kanser hastalığı mevcut olduğu ve mevcut kanser hastalığı ile vefat arasında illiyet bağı olduğu hususları hekim bilirkişi tarafından sunulan raporda tespit edilmiş bulunduğundan müteveffa sigorta sözleşmesinin kuruluş aşamasında bilgisi dahilindeki kanser hastalığını sigortacıya beyan etmeyerek kapsamlı kredili hayat sigortası sözleşmesinin en temel ilkelerinden biri olan beyan yükümlülüğünü ihlal etmiştir.
Olayların Özeti:
a) Sigortalı müteveffaya kredili hayat sigortası sözleşmesi kurulurken halen devam eden veya sona ermiş bir kanser hastalığı olup olmadığının sorulmuş, müteveffa tarafından bu soru “hayır” olarak cevaplanmış ve sağlık beyan formu ıslak imzalanmıştır.
b) Müteveffanın 13/06/2018 tarihli kanser tarama, tanı ve tetkikleri ile sigortalının vefat nedeni arasında illiyet bağı vardır.
c) Müteveffa-sigortalının sigorta sözleşmesinin kuruluş tarihinden önce 06.11.2019 tarihinde yapılan Thoraks BT’sindeki tanı ve tetkikleri ile vefatına neden olan hastalıkları arasında illiyet bağı bulunmasının sigorta teminatına etkisini hukuki açıdan da değerlendirmek gerekmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1435. madde hükmü uyarınca sigortalı, sigortalının sözleşmenin yapılması sırasında bildiği ve bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Ayrıca, Hayat Sigortası Genel Şartlarının C.2. madde hükmü de sigortalının hayat sigortası sözleşmesi kurulurken beyan yükümlülüğü olduğunu belirtmiştir. Buna göre, sağlık formunda belirtilen sorulara cevap verilirken mevcut hastalıklara ek olarak geçmiş tetkik ve taramalarda ortaya çıkan diğer hastalık ve belirtilerin de sigortacıya bildirilmesi, hayat sigortası sözleşmesi bakımından esaslı bir unsurdur.
Beyan yükümlülüğünün ihlalinin en önemli sonucu ise Türk Ticaret Kanununun 1439. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Ancak sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise:
a) Beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında illiyet bağı yoksa:
Sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini ödemelidir.
b) Beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında illiyet bağı varsa:
Sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkmaktadır.
Özdağ Hukuk & Danışmanlık Bürosu uzman avukatları ile izmir sigorta avukatı alanlarında ve diğer özel durumlara ilişkin alanlarda müvekkillerine etkin hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Yukarıda kısaca belirttiğimiz açıklamalardan sonra bize ulaşmak isterseniz Whatsapp için Tıklayın veya müvekkil hattımız olan 0544 424 84 67 numaralı telefonumuzdan ulaşabilirsiniz.
Bu İnternet Sitesi içeriğinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, vb.) Avukat Aybüke Özdağ'a ait olup 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Bu hakları ihlal eden kişiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan hukuki ve cezai yaptırımlara tabi olur. Avukat Aybüke Özdağ, ilgili yasal işlem başlatma hakkına sahiptir.
Bu Makaleyi Paylaş