İzmir uzman işçi avukat olarak karşılaştığımız hukuki uyuşmazlıkların başında işçinin gerçek ücretinin tespiti meselesi gelmektedir. Pek çok işçi bordrosunda asgari ücret üzerinden gösterilirken fiilen daha yüksek bir ücretle çalıştığını İzmir uzman avukat olarak biliyoruz. İş ilişkisi sona erdiğinde veya işçi alacak davası açıldığında ise kritik soru ortaya çıkıyor:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesine göre ücret; bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. Ancak uygulamada kayıt dışı ödemeler, elden verilen ücretler ve asgari ücret üzerinden bildirim yapılması gibi nedenlerle gerçek ücret ile bordroda görünen ücret arasında ciddi farklar oluşabilmektedir.
Bu nedenle iş davalarında mahkemeler yalnızca bordrolara bakmakla yetinmez; işçinin fiilen aldığı gerçek ücreti araştırmak zorundadır. O nedenle, İzmir uzman işçi avukatı olarak bu yazıda bu konuyu ele almak istedik.
İş Kanunu işverene ücret konusunda önemli yükümlülükler yüklemektedir.
Buna göre işveren:
• Yazılı iş sözleşmesi bulunmayan durumlarda iki ay içinde çalışma koşullarını ve ücret bilgilerini içeren yazılı bir belge vermek,
• Her ücret ödemesinde ücret hesap pusulası (bordro) düzenlemek,
• Ücret ödemelerini belgelendirmek zorundadır.
Yargıtay kararlarında bu belgeler, işveren tarafından düzenlenen yazılı delil olarak kabul edilmektedir. Ancak bu durum bordroların her zaman kesin delil olduğu anlamına gelmez. İzmir uzman avukat olarak taraf olduğumuz emsal kararlar doğrultusunda ispat yükü şu şekildedir:
Kural olarak işçi, aldığı ücretin miktarını ispat etmekle yükümlüdür. Ancak Yargıtay, bu konuda katı bir yaklaşım benimsememektedir.
Mahkemeler şu soruları sorar:
• İşçinin mesleği nedir?
• Kıdemi ve deneyimi ne kadardır?
• Aynı sektörde çalışanların ortalama ücreti nedir?
Örneğin uzun yıllar çalışan bir tır şoförünün, ustanın veya kalifiye bir işçinin asgari ücretle çalıştığının iddia edilmesi çoğu durumda hayatın olağan akışına aykırı kabul edilmektedir.
Bu gibi durumlarda İzmir iş mahkemelerinde imzalı bordrolar tek başına belirleyici delil sayılmaz ve İzmir iş mahkemeleri gerçek ücreti araştırır.
Gerçek ücretin belirlenmesinde mahkemeler çeşitli kaynaklara başvurur. Bunlara emsal ücret araştırması denir.
Bu araştırma kapsamında genellikle şu kaynaklar incelenir:
• Meslek odaları ve sendikalar
• İşveren kuruluşları
• Aynı sektördeki ücret uygulamaları
• Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) kazanç verileri
• Tanık beyanları
Elde edilen veriler birlikte değerlendirilerek işçinin gerçekte alması muhtemel ücret belirlenir.
Evet.
İşçinin ücretinin gerçek miktar üzerinden ödenmemesi veya sigorta primlerinin eksik yatırılması işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturabilir.
Bu durumda işçi:
• Kıdem tazminatı
• Ücret alacakları
• Fazla mesai
• Diğer işçilik alacakları için dava açma hakkına sahip olur.
Bordroda yazan ücret her zaman doğru kabul edilir mi?
Hayır. Bordro imzalı olsa bile mahkeme gerekli gördüğünde gerçek ücret araştırması yapabilir. İşçinin kıdemi, mesleği ve sektör koşulları bordro ile çelişiyorsa bordro tek başına kesin delil sayılmaz.
Elden ödenen ücretler genellikle şu delillerle ispat edilir:
• Tanık beyanları
• Banka hareketleri
• Emsal ücret araştırması
• Meslek odası ve sendika verileri
Mahkemeler bu delilleri birlikte değerlendirerek gerçek ücreti belirler.
Evet. İş davalarında tanık beyanları önemli bir delildir. Özellikle aynı işyerinde çalışan veya çalışma düzenini bilen kişilerin tanıklığı mahkeme tarafından dikkate alınır.
Evet. İşçi gerçek ücretinin daha yüksek olduğunu ispat ederse kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacakları gerçek ücret üzerinden hesaplanır.
Mahkemeler gerçek ücreti belirlerken:
• emsal ücret araştırması
• tanık beyanları
• meslek odası verileri
• TÜİK kazanç istatistikleri gibi unsurları birlikte değerlendirir.
İş hukukunda ücret yalnızca bordrolarda yazan rakamlardan ibaret değildir. İşçinin kıdemi, yaptığı iş ve sektör koşulları dikkate alındığında bordro ile gerçek durum arasında fark bulunabilir. Bu nedenle mahkemeler, gerekli durumlarda emsal ücret araştırması yaparak gerçek ücreti ortaya çıkarmaktadır.
Çalışma hayatında adaletin sağlanabilmesi için ücretin yalnızca belgelerde değil, emeğin gerçek değeri üzerinden değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu Makaleyi Paylaş