• info@aybukeozdag.com.tr
  • 0544 424 8467
News Photo

Down Sendromu ve Hekimin Aydınlatma Yükümlülüğü

Down Sendromu ve Hekimin Aydınlatma Yükümlülüğü

Son yıllarda Down sendromlu bebek doğumları sonrası kadın doğum uzmanı hekimler hakkında açılan tazminat davalarında bir artış söz konusu. Bu artış ile birlikte İzmir uzman sözleşme avukatı ve İzmir uzman tüketici avukatı olarak birtakım sorularla karşılaşıyoruz. Oysaki, asıl mesele Down sendromunun varlığı değil, ailenin Down sendromu riskine dair yeterince bilgilendirilmemesidir.

Doktor ile hasta arasındaki ilişki, sadece tıbbi bir tedavi sürecinden ibaret değildir; aynı zamanda tarafların karşılıklı güvenine dayanan bir sözleşmedir. Bu sözleşmenin en kritik unsuru ise hekimin aydınlatma yükümlülüğüdür. Zira kadın doğum hekimi, yalnızca tıbbi müdahaleyi doğru yapmakla yetinemez. Aynı zamanda:

• Doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası ortaya çıkabilecek riskleri,

• Güncel tıbbi gelişmeler ışığında bilinmesi gereken hastalık ve olasılıkları,

• Bebeğin sağlık durumu ve yaşam beklentisini anne adayına açık, sade ve anlaşılır bir dille anlatmakla yükümlüdür.

Hasta, ancak yeterince bilgilendirildiyse özgür iradesiyle karar vermiş sayılır. Down sendromu gibi genetik durumlara ilişkin tarama testlerinin, olası risklerin veya sonuçların anne adayına gereği gibi açıklanmaması, kişinin kendi hayatı ve geleceği hakkında karar verme hakkını fiilen ortadan kaldırır. Aydınlatma, teknik terimlerle geçiştirilen bir formalite asla değildir. Hekim; testlerin neden gerekli olduğunu, neyi ortaya koyduğunu, hangi sonuçlara yol açabileceğini ve olası hata paylarını da anlatmak zorundadır. Bu, hekimin özen ve sadakat borcunun bir gerekliliğidir.

İzmir'de de gündeme gelen hekimin sorumluluğu nedeniyle tazminat davalarının temelinde, ailenin hayat boyu maruz kaldığı giderler yer alır. Yargıtay içtihatları, yalnızca çocuğun bakım, tedavi ve özel eğitim giderlerini değil; anne ve babanın yaşadığı derin psikolojik yıpranmayı da tazminat kapsamında değerlendirmektedir.

Ancak burada altı özellikle çizilmesi gereken bir husus vardır: Her Down sendromlu doğum, tek başına hekimin mesleki sorumluluğunu doğurmaz. Zira hukukun ölçütü; gebelik sürecinin tıbbın gereklerine uygun biçimde, gerekli dikkat ve özenle yürütülüp yürütülmediği ve anne adayının bilinçli bir tercihte bulunabilmesi için sürecin gereği gibi aydınlatılıp aydınlatılmadığıdır.

Sonuç olarak, Down sendromlu bir bebeğin dünyaya gelmesi, hekim bakımından ancak aydınlatma ve özen yükümlülüğünün ihlali hâlinde hukuki sorumluluk doğurabilecek bir süreci gündeme getirir. Hekimin özen borcu ve aydınlatma yükümlülüğü, hem annenin hem de bebeğin menfaatini kendi menfaatinin önünde tutmasını gerektirir. 

Her somut olay özelinde hekimin sorumluluğunun araştırılması ve tazminat davası konusunda İzmir uzman sözleşme avukatı veya İzmir uzman tüketici avukatından görüş alınması önerilir.


Sıkça Sorulan Sorular:

1. Her Down sendromlu doğumda doktorun sorumluluğu var mıdır? Hayır, her Down sendromlu doğum hekimin sorumluluğunu doğurmaz. Önemli olan, gebelik sürecinin tıbbi gerekliliklere uygun ve özenle yürütülüp yürütülmediği ile anne adayının riskler hakkında yeterince aydınlatılıp aydınlatılmadığıdır.

2. Hekimin "aydınlatma yükümlülüğü" tam olarak ne anlama gelir? Aydınlatma yükümlülüğü, hekimin anne adayını doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası ortaya çıkabilecek riskler, olası hastalıklar, ikili tarama testlerinin gerekliliği, bebeğin sağlık durumu ve yaşam beklentisi gibi konularda açık, sade ve anlaşılır bir dille bilgilendirme görevidir.

3. Tazminat kararları hangi giderleri kapsar? Yargıtay içtihatlarına göre tazminat kararları, çocuğun bakım, tedavi ve özel eğitim giderlerinin yanı sıra, anne ve babanın yaşadığı derin psikolojik yıpranmayı da kapsayabilir.

4. Hekimin tıbbi müdahaleyi doğru yapması yeterli midir? Hayır, hekim yalnızca tıbbi müdahaleyi doğru yapmakla yetinemez. Aynı zamanda aydınlatma yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirmesi, yani hastasını tüm olası riskler ve sonuçlar hakkında bilgilendirmesi gerekmektedir.

5. Aydınlatma yükümlülüğü neden bu kadar önemlidir? Aydınlatma yükümlülüğü, hastanın kendi hayatı ve geleceği hakkında bilinçli ve özgür iradesiyle karar verme hakkını güvence altına alır. Yeterli bilgi olmadan verilen kararlar, hukuken geçerli sayılmaz.

Bu Makaleyi Paylaş

Yorum

Hukuki konuda danışmanlığa ihtiyacınız mı var? (H.içi 09:00 - 18:00)