• info@aybukeozdag.com.tr
  • 0544 424 8467
News Photo

Sigorta Hukukunda Aydınlatma Yükümlülüğünün İhlali

SİGORTA HUKUKUNDA AYDINLATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN İHLALİ

Modern sigorta hukukunda kurallar, tüketicileri yani sigorta ettiren; sigortalı ve lehtarı korumaya yöneliktir. Özellikle Avrupa Birliği, tüketicinin korunması ilkesiyle uyumlu olan direktifleriyle Türk sigorta hukukuna yol gösterici olmuştur. Bu bağlamda, tüketicinin korunması ilkesinin son derece önemli rol oynadığı sigorta ettirenin aydınlatılması gerekliliği hususunun yazılı hukuka girmesi ihtiyacı doğmuştur. Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun gerekçesinde: “Doktrin ve yargı kararları da dikkate alınarak sigortacının sözleşmeden veya dürüstlük kuralından kaynaklanan aydınlatma ve bilgi verme yükümlülüğünün doğacağının kabul edildiği” belirtilmiştir.
Sigortacının aydınlatma yükümlülüğü kaynağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1423. maddesi, Sigortacılık Kanunu ve Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik’ten almıştır. Sigortacının ve sigortacının acentesinin sözleşmenin kurulmasından önce ve sözleşme kurulduktan sonra sigorta ettireni sözleşmenin esaslı unsurları, kapsamı ve şartları hakkında yani sigorta ettirenin karar vermesinde etkin rol oynayan hususlarda bilgilendirmesi olarak tanımlanabilir.

Bu yükümlülük kapsamında sigortacı, sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri; sigorta ettirenin ve sigortalının haklarını; sigorta ettirenin ve sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri; gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini ve ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigorta ettirene bildirmek zorundadır. Bu bağlamda sigortacı, sigorta ettirene sigorta sözleşmesi hakkında genel bilgiler başta olmak üzere, sözleşme kapsamındaki teminatlara ve özel şartlara ilişkin açıklamalar, riziko ve tazminat ile ilgili gerekli bilgiler ve en nihayetinde kendisi ve acentesine ilişkin açıklamalar yapmakla yükümlüdür. Yani, yükümlülük sigortacı ve sigortacının acentesine ait olup muhatabı ise sigorta ettirendir.
Hazine Müsteşarlığı, Türk Ticaret Kanununun 1423/3. madde hükmü uyarınca çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemelerini dikkate alarak tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler. Aydınlatma yükümlülüğü TTK 1423. madde hükmü gereğince yazılı; Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğe göre ise yazılı veya sözlü olarak yapılır ancak SSBİY 5. madde, yükümlülüğün yazılı ifa edilmesinin esas olduğunu da belirtmiştir. Bu bağlamda, çağrı merkezi veya telefon aracılığıyla yapılan bilgilendirmeler, TTK 1423. madde hükmüne aykırılık teşkil ederken SSBİY 5. madde hükmü gereğince yükümlülüğün ifası anlamındadır.
Aydınlatma yükümlülüğünün yazılı şekil şartı, SSBİY’de ifade edildiği üzere “bilgilendirme metninin verilmesi” ile yerine getirilir. Bu hususta, aydınlatma yükümlülüğünün yazılı olarak ifa edildiğinin ispatı sigortacıya aittir. Sigortacı, sözleşmenin müzakeresi sırasında bilgilendirme metnini sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere vermekle birlikte kişileri sözlü olarak da aydınlatmakla yükümlüdür.
Aydınlatma yükümlülüğünün ihlali halinde Türk Ticaret Kanununun 1423. madde hükmü ile sigorta ettirene sözleşmenin yapılmasını müteakip on dört gün içinde sözleşmeye itiraz etme hakkı tanınmıştır. Söz konusu itirazın yapılmaması hâlinde, bunun ortaya çıkaracağı hukukî sonuçlara ilişkin herhangi bir açıklık bulunmamaktadır. Kanunda yer alan on dört günlük sürenin ne zaman başladığı da metinden tam olarak anlaşılamamaktadır. Sürenin sözleşmenin kurulmasından itibaren başladığı kabul edildiğinde, sigorta ettiren bakımından oldukça haksız bir durum meydana gelebilecek; belki de yükümlülüğün ihlâl edildiğini çok sonra öğrenecek olan sigorta ettiren konuyla ilgili herhangi bir talepte bulunamayacaktır. TTK 1423. maddede, bunların yanında, sigorta ettirenin süresinde itiraz etmesinin hukukî sonucunun ne olacağı da açıklığa kavuşturulmamıştır. Sigorta ettirenin bu sürede itiraz hakkını kullanmaması halinde sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olacağı ifade edilmiştir. Buna karşın, aydınlatma yükümlülüğünün ihlali halinde SSBİY 7. madde hükmü ile getirilen yaptırım ise TTK 1423. maddeden farklı olarak sigorta ettirenin sözleşmeyi fesih ve varsa uğranılan zararın tazminini talep hakkı olmuştur. O halde, Türk Ticaret Kanununun 1423. madde hükmü ile getirilen “itiraz” hakkı ile SSBİY 7. madde hükmü ile tanınan fesih ve tazminat hakkı birbiriyle çelişmektedir. Öğretide de bu durum eleştirilmiş, TTK 1423. maddesinin SSBİY 7. madde hükmü ile uyumlu olarak düzenlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak sigorta ettiren, sözleşmenin kurulmasından önce tam veya kısmen aydınlatılmamış, yeterince bilgilendirilmemişse bu durumun sigorta ettirenin zararıyla uygun illiyet bağı içerisinde olması; diğer bir deyişle yükümlülüğün yerine getirilmemesinin sigorta ettirenin kararına etkili olması hâlinde, bunu on dört günden daha sonra öğrense dahi sigortacının sorumluluğunun doğması gereklidir. Sorumluluğun temeli olarak, sözleşme müzakereleri safhasında güven ilişkisinin dayanağını oluşturan Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan “dürüstlük kuralı”dır. Buna göre sigorta ettireni aydınlatmadığı, bilgilendirmediği ve bundan dolayı sigorta ettirenin zarara uğradığı belli olduğu durumlarda, sigortacının ortaya çıkan zararı tamamen veya sigorta ettirenin kusuruna bağlı olarak kısmen tazmin etmesi hakkaniyete de uygun düşer.

Av. Aybüke ÖZDAĞ

 

Özdağ Hukuk & Danışmanlık Bürosu uzman avukatları olarak listelenen alanlarda ve diğer özel durumlara ilişkin alanlarda müvekkillerine etkin hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktayız. Yukarıda kısaca belirttiğimiz açıklamalardan sonra bize ulaşmak isterseniz Whatsapp için Tıklayın veya müvekkil hattımız olan 0544 424 84 67 numaralı telefonumuzdan ulaşabilirsiniz.

Bu İnternet Sitesi içeriğinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, vb.) Avukat Aybüke Özdağ'a ait olup 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Bu hakları ihlal eden kişiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan hukuki ve cezai yaptırımlara tabi olur. Avukat Aybüke Özdağ, ilgili yasal işlem başlatma hakkına sahiptir.

Bu Makaleyi Paylaş

Hukuki konuda danışmanlığa ihtiyacınız mı var? (H.içi 09:00 - 18:00)